Ara

Hapiste Yaşlı

Yaşlı mahpusların durumları, ihtiyaçları ve hakları…

Hapiste Yaşlı

cropped-foto-12.jpg

Bu site, Türkiye hapishanelerdeki yaşlı mahpusların durumunu yansıtmak için kuruldu. Sitenin amacı bu mahpusların durumlarını, kendilerine özgü ihtiyaçlarını, sorunlarını ve çözüm önerilerini ortaya koyabilmek, bu konuda bir farkındalık oluşturmak ve konuya ilgili STK’larla yaşlı mahpuslar arasında bir iletişim ağı oluşturabilmektir.

Site, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) Kasım 2012 tarihinde başlatmış olduğu Özel İhtiyaçları Olan Mahpuslar Projesi kapsamında kurulmuştur. Kuruluş aşamasında dernek üyelerinin aktif olarak yürüttüğü sitenin nihai amacı, yaşlı mahpusların, mahpus yakınlarının ve konuya ilgili STK’ların kendi sözlerini kendilerinin söyleyebilmesini sağlamak ve siteyi onların katılımlarıyla bağımsız işleyecek bir yapıya kavuşturmaktır. Bu nedenle site ilgilenen herkesin desteğine açıktır.

İletişim Bilgileri:

Adres:
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)

Kamer Hatun Mahallesi, Hamalbaşı Caddesi
Üstündağ İş Merkezi No:14 /139
Galatasaray-Beyoğlu / İSTANBUL

Telefon / Faks:        0212 293 69 82

GMS:                                   +90 (545) 419 13 73

E-posta:                     hapisteyaslilar@gmail.com

Reklamlar
Featured post

Hasta Mahpus Hasan Aslan kürtçe çevirmen sağlanmadığı için tedavi edilemiyor..

Cezaevinde geçirdiği 23 yılın neden olduğu hastalıklarla pençeleşen 80 yaşındaki siyasi tutsak Hasan Aslan, ağır cezaevi koşullarında adeta ölüme terk edildi. Aslan, Türkçe bilmediği için götürüldüğü hastanede derdini dahi anlatamazken, ailesi Aslan’ın son günlerini aralarında geçirmesini istiyor.

Çözüm süreci masasında her defasında hasta tutsakları pazarlık konusu yapan AKP, başlattığı topyekun savaş konseptinin ardından hasta tutsakları da işkenceli ölüme terk etti. Şırnak’ın Silopi ilçesinde 1992 yılında “örgüte yardım etmek” iddiasıyla tutuklanan ağır hasta 80 yaşındaki Hasan Aslan, günden güne eriyor. Daha önce Diyarbakır, Ceyhan, Midyat, Ordu, Şırnak ve en sonunda Van M Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen Aslan’ın astım, mide kanaması, işitme, görme bozukluğu, el ve ayaklarında şişme gibi rahatsızlıkları bulunuyor. Tek başına yaşamını idame ettiremeyen Aslan’ın günlük ihtiyaçları cezaevindeki arkadaşları tarafından sağlanıyor.

Göz göre göre ölüme terk edildi

Türkçe bilmeyen Aslan, tedavi ve muayenelerinde ise kendisini ifade edemediği için tedavisi durmuş durumda. Cezasına tamamlanmasına halen 6 yıl kalan Aslan’ın Mardin’in Midyat ilçesinde ikamet eden ailesi ise maddi durumları olmadığından dört ayda bir ancak görüşebiliyor. Göz göre göre ölüme terk edilerek hastalığı günden güne ağırlaşan Aslan’ın, tutuklandığında daha doğmamış torunu 20 yaşındaki Felek Aslan ise dedesinin son günlerini artık kendileriyle geçirmesini istiyor.

‘Bu işkence son bulsun’

Maddi durumlarının kötü olduğundan dolayı şimdiye kadar sadece iki kez dedesini cezaevinde gördüğünü belirten Aslan’ın torunu Felek Aslan, kendilerine ve dedesine yaşatılan zulmün bir an önce son bulması gerektiğini söyledi. Aslan, “Dedem 80 yaşında cezaevinde kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Hastadır zaten. Arkadaşları olmasa bir gün bile ayakta durmaz. Bu işkence son bulsun. Kime zararı olacak bu yaşta birinin. Neyinden korkuyorlar?” diye tepki gösterdi.

‘Nenemin öldüğünü söyleyemedik’

Dedesinin işkenceli bir ölüme terk edildiğine dikkat çeken Aslan, “Bu işkenceye artık son versinler. Dedem cezaevine girdiğinden beri amcamlarım öldü ama söyleyemedik. Nenem geçen yıl öldü ama söyleyemedik çünkü hasta dayanamaz diye söyleyemedik. Çıksın artık. Bıraksınlar artık. Son günlerini torunları arasında geçirsin. Bundan doğal daha ne olabilir ki. Artık dedemizi evimizde görmek istiyoruz” diye konuştu.

‘Türkçe bilmiyor, derdini nasıl anlatsın?’

Aslan, “Türkçe bilmiyor, derdini nasıl anlatsın dedem? Dedemin ne okuması var ne de yazması. Dolayısıyla doktorların yanı gittiğinde derdini dile getiremiyor. Kendisini ifade edemiyor. Dolayısıyla tedavisinde teşhiste tam anlamıyla yapılmıyor. Tedavisi şuanda durmuş. Zaten cezaevi şartı da hastalığını daha ilerletiyor. Kendisinin serbest bırakılıp tedavisinin daha iyi bir yerde kendimizce yapmak istiyoruz” dedi.

‘Birileri sesimizi duysun’

Kamuoyuna ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda buluna torun Aslan, şunları söyledi: “Birileri artık sesimiz duysun. Daha önce de milletvekillerine ve kurumlara gittik. Bize yardımcı olacaklarını söylediler, ama kimse bize daha dönmedi. Ama duysunlar artık sesimizi. Bu insanlık dışı uygulamaya son verilsin. Bize yardımcı olsunlar.”

DİHA 20.08.2015

75 yaşında ki hasta mahpus Hasan Vural Erzurum E tipi hapishanesinde yaşamını yitirdi

 

75 yaşında ki hasta mahpus Hasan Vural Erzurum E tipi hapishanesinde yaşamını yitirdi

Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Hasan Vural (75) isimli adli bir tutuklu, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Ağrı’nın Diyadin ilçesinde, 2008 yılında yaşanan, karıştığı bir kavganın ardından tutuklandığı öğrenilen Hasan Vural (75) adlı hasta tutuklu, Erzurum’da yaşamını yitirdi. Hastalığı nedeniyle kısa bir süre önce Doğubayazıt Cezaevi’nden Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Vural’ın, bir süredir de Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördüğü öğrenildi.

Ölüm haberinin gelmesi üzerine Vural’ın Ağrı’da yaşayan ailesi ve yakınları, cenazelerini almak üzere Erzurum’a gitti.

DİHA 16.05.2015

Türkiye Hapishanelerinde Yaşlı Tutuklu ve Hükümlü Sayısı

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Tutuklu ve Hükümlülerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı çizelgesine göre 03.02.2015 tarihi itibariyle Türkiye hapishanelerinde 2424 yaşlı mahpus bulunuyor.

65-79 yaş arası olan yaşlı mahpus sayısı 2.284, 80 üstü ileri yaşlı olarak açıklanan yaşlı mahpus sayısı ise 140’tır.  Mahpusların 2.230’u hükümlü, 194’ü tutuklu ve tüm yaşlı mahpusların 80’i kadın, 2.344’ü erkektir.

Birçok ülkede hapsetmeye alternatif yöntemler tartışılır ve özellikle de çocuklar ve yaşlılar hapsedilmek yerine alternatif yöntemlerle ceza infaz sistemine dahil edilirken Türkiye’de 80 yaş üzeri insanların dahi hapsedilmesi eleştirilmesi gereken bir durum olarak değerlendirilebilir.

Adalet Bakanlığı’nın istatistiğinin tamamına http://www.cte.adalet.gov.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.

11.02.2015

CHP’li vekil Ağbaba: 76 yaşında, 4 kalp krizi geçirmiş Özkan neden tahliye edilmiyor?

Hapiste Sağlık

IHA

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Diyarbakır Cezaevinde 4 kez kalp krizi geçiren 76 yaşındaki ağır kalp hastası hükümlü Mehmet Emin Özkan’ın durumunu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu.
Veli Ağbaba, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) verdiği soru önergesinde, Adalet Bakan Bekir Bozdağ’dan, Mehmet Emin Özkan’ın serbest bırakılmasını istedi.
Ağbaba, soru önergesinde şunları belirtti:
“19 yıldır cezaevinde olan, 4 kez kalp krizi geçirmiş 76 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Emin Özkan’ın, tüm bu durumuna rağmen cezaevinde tutulma sebebi nedir?
Diğer tüm hasta tutsaklar için de geçerli olan “toplum için sakıncalı” olma durumu “sandalye üzerinde mama ile beslenen” Özkan için de geçerli midir?
Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden verilen “cezaevinde kalması risklidir” raporuna rağmen, ismi geçen hasta tutsağın cezaevinde tutulmaya devam edilirken hayatını kaybetmesi durumunda sorumluluk kime ait olacaktır?
Bakanlığınızın hasta tutsaklar ile ilgili mevzuat değişikliğini öngören bir çalışması mevcut mudur?”

15 Ağustos 2014, Milliyet

View original post

Kamu güvenliğini tehdit eden 85 yaşındaki hasta mahpus

Hapiste Sağlık

Ordu E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 85 yaşındaki ağır hasta tutsak Hasan Aslan, KOAH, nefes darlığı, astım, mide rahatsızlığı, göz rahatsızlığı, iltihaplı romatizma, ayak ve dizlerde şişkinlik gibi bir çok hastalığı bulunmasına rağmen tahliye edilmiyor. PKK davasında dolayı ağırlaştırmış müebbet hapis cezası sonucu 23 yıldır cezaevinde tutulan Aslan’ın oda arkadaşlarının yardımı olmadan hiçbir ihtiyacını karşılayamadığı ifade edilirken, defalarca Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu’na yaptığı başvurunun ise sonuçsuz kaldığı belirtildi.

23 yıldır sürgünlerle geçen bir tutsaklık

Kimlikte 76 yaşında gözüken; ancak gerçek yaşı 85 olan Aslan’ın, gerçek yaşının tespiti için verdiği kemik testi mahkemece reddedildiği belirtilirken, 23 yıl boyunca sırasıyla Diyarbakır, Ceyhan, Midyat cezaevlerinde tutulan hasta tutsak, en son sürgünle gönderildiği Ordu cezaevlerine adeta gün be gün ölüme bir adım daha yaklaşıyor. Cezaevi koşulları ve ilerlemiş yaşından kaynaklı onlarca hastalığa yakalanan Aslan, tahliye edilmeyi bekliyor. Yaşadığı sağlık problemleri ve ilerlemiş yaşı nedeniyle sağlık sorunları gün geçtikçe ilerleyen Aslan tahliye edilmeyi…

View original post 237 kelime daha

76 yaşında, 19 yıldır hapiste ve 4 kalp krizi geçirdi, Mehmet Emin Özkan ne zaman tahliye edilecek?

Hapiste Sağlık

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalp krizi geçiren 76 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Emin Özkan, hastanenin verdiği yeniden kalp krizi geçirebileceği anlamına gelen risklidir raporuna rağmen serbest bırakılmıyor. Sandalye üzerinde, mamayla beslenen Özkan’ın kızı Sema Özkan: “Kendi yasa ve raporun görmeyen devlet, zaten yoktur. “

2014-07-27-76-yasindaki-hasta-tutsak-serbest-birakilmiyor

Cezaevlerinde rehin tutulan hasta tutsakları serbest bırakılmaları için hiçbir tıbbi rapor göz önünde tutulmayan Türkiye’de, cezaevi koşullarında ölüme terk edilen hasta tutsakların aileleri tüm başvurularına rağmen serbest bırakılmıyor. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde fenalaşan ve ardından kalp krizi geçiren 76 yaşındaki ağır kalp hastası tutsak Mehmet Emin Özkan, bir hafta önce kaldırıldığı Diyarbakır Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan efor testi ardından cezaevine geri gönderildi.19 yılını değişik cezaevlerinde geçiren Özkan, en son Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutulan oğlu Nevzat Özkan ve yoldaşları tarafından ihtiyaçları karşılanıyor.

‘Nerede hasta tutsaklar için yasa?’

Son dönemde babalarının 4 kez kalp krizi geçirdiğini aktaran Özkan’ın kızı Selma Özkan, “Nerede…

View original post 278 kelime daha

ABD Hapishanelerinde Yaşlı Mahpuslar

Haber27.com adlı sitede 29 Mayıs 2014 tarihinde yayınlanan habere göre ABD’de tutulan mahpusların dörtte biri 50-75 yaş arası yaşlı mahpuslardan oluşuyor ve ABD yönetimi yaşlı mahpuslardan dolayı ciddi sorunlar yaşıyor.

İlgili haberi okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Cezaevinin yaşlı mahkumları

Yaşları 50 ile 75 arasında değişen mahkumlar cezaevi yönetimlerinin başına bela oldu.. Sürekli sağlık sorunu yaşayan bu mahkumların günlerinin çocuğu koğuşta değil revirde veya hastenede geçiyor. Aralarında felç geçirenlerden Alzheimer hastalarına kadar ne ararsanız bulunuyor.
2012 İnsan Hakları İzleme Raporu’na göre, ABD’deki mahkumların dörtde biri 50 yaş üzerinde kişilerden oluşuyor.1990 ve 2009 yılları arasında yaşlı mahkum oranı yüzde 500 arıtmış durumda.
Vacaville California Eyalet Hapishanesi’ne giden Fotoğrafçı Andrew Burton , bu yaşlı mahkumların yaşamlarını görüntüledi.
Hapishanenin revirinde yaşlılar için fizik tedavi bölümü bile kurulmuş durumda.Kaşlı mahkumların büyük bir kısmı yüksek tansiyondan şikayetçi. Aralarında kalp krizi geçirip ölenler var. En dertli olanlar felç geçirenler.

İşte o mahkumlar.

Bu konu hakkında İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün paylaşımı için tıklayınız. 

CİSST’tan Gönüllülere Çağrı

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden Gönüllülere Çağrı

CİSST hapishaneler alanında çalışma yürüten ve özellikle de sesi kamuoyunda yeterince duyulmayan mahpus gruplarının seslerini duyurmaya çalışan bir dernektir. LGBTİ, engelli, çocuk, hasta, yaşlı, yabancı uyruklu, öğrenim hakkı talep eden mahpuslar başta olmak üzere “dezavantajlı” olarak nitelendirilen, özel ihtiyaçları olan birçok mahpus grubuna yönelik doğrudan çalışmaları ve bu çalışmalarını duyurduğu blog ve siteleri mevcuttur. CİSST’ın bu çalışmaları bu mahpus gruplarına yönelik farkındalığın artmasında önemli rol oynamaktadır. CİSST bu önemli çalışmalarının büyük bir bölümünü sadece gönüllülerinin ve stajyerlerinin emekleri ile gerçekleştirebilmektedir. Bu nedenle gönüllü desteğine sürekli olarak ihtiyacı bulunmaktadır.

Sorun yaşayan, haklarının ihlal edildiğini düşünen, talepleri olan mahpuslardan CİSST’a başvurular özellikle son aylarda artmıştır. Bu başvurular CİSST’ın yerine getirmesi gereken işlerin artmasına da yol açmıştır. Her bir başvuruyu tarayıp dosyalamak, bu başvurular için ilgili mercilere dilekçeler yazıp fakslamak, başvuruya dair yapılanları mahpusa mektup olarak yazıp onu gelişmelerden haberdar etmek ciddi bir yoğunluk yaratmaktadır. Ayrıca başvurulardan ilgili görülenleri oluşturulan site ve bloglara haber olarak girmek ve gerekli görülürse basında haber olarak çıkabilmesi için girişimlerde bulunmak da gerekmektedir.

CİSST’ın yukarıda sayılan tüm bu işleri ve kendi günlük işleyişini sürdürebilmesi için daha fazla gönüllü desteğine ihtiyacı vardır. Üniversite öğrencileri başta olmak üzere gönüllü olmak isteyen herkes haftada bir gününü veya haftada bir gününün birkaç saatini CİSST’ın Beyoğlu’nda bulunan ofisine gelerek yardım etmeye ayırabilir.

Başvurularla ilgili işleri gerçekleştirmek, blog ve sitelere haber girmek, CİSST’ın uluslararası girişimleri için çeviri faaliyetlerine yardımcı olmak en temel ihtiyaçlarımızdır.

CİSST’ı tanımak ve faaliyetlerini takip etmek isteyenler aşağıda sıralayacağımız blog ve sitelere bakabilirler.

Gönüllü olmak isteyenler aşağıdaki telefonu arayabilir ve ayrıntılı bilgi alabilirler.

Mustafa Eren 0542 336 75 67

 

CİSST’ın Site ve Blogları

CİSST’ın resmi sitesi:                           www.cezaevindestk.org

Hapiste Net:                                         http://hapiste.net/

Hapiste Sağlık:                                     http://hapistesaglik.com/

Hapiste LGBTİ:                                     http://lgbthapiste.wordpress.com/

Hapiste Engelli:                                    http://hapisteengelli.wordpress.com/

Hapiste Çocuk:                                    http://hapistecocuk.wordpress.com/

Hapiste Yaşlı:                                       https://hapisteyasli.wordpress.com/

Hapiste Yabancı:                                  http://hapisteyabanci.wordpress.com/

Mahpusun Öğrenim Hakkı:               http://ogrenimhakki.wordpress.com/

Denetimli Serbestlik ve STÖ:            http://denetimliserbestliktesto.wordpress.com/

Yaşlı Mahpus Sayısı 2 Bin 138’e Ulaştı!

Türkiye’de yaşlı mahpusların sayısı gün geçtikçe artıyor! Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün 1 Nisan 2014’te açıkladığı rapora göre yaşlı mahpus sayısı 2 bin 138’e ulaşmış durumda. İMC TV’nin konuyla ilgili olarak CİSST Proje Koordinatörü Mustafa Eren ile gerçekleştirdiği 22 Nisan 2014 tarihli röportajı okuyucularımızla paylaşıyoruz.

images (2)

Yaşlı mahkum sayısı 2 bin 138′e ulaştı

Cezaevlerindeki yaşlı mahkum sayısı 2 bin 138′e ulaştı.Türkiye’de, elektrik ve su parasını ödeyemediği, kaçak elektrik kullandığı için yaşlı olmanın yanı sıra felç olan, farklı engeli bulunan birçok insanın hapsedildiği görülüyor. Ayrıca ülkedeki yaşlı mahpuslar 65 yaş üstü ve 80 yaş üstü olarak 2 şekilde değerlendiriliyor. Eylül 2013 tarihi itibariyle Türkiye hapishanelerinde 59’u kadın, 1839’u erkek olmak üzere 65 yaş ve üzeri 1898 yaşlı mahpus bulunuyor. Bunların da 100’ü 80 yaşın üzerinde.
Haber: Halime Aktürk
Kamera: Okan Altunkara

99 Yaşında Ama 1 Yıldır Hapiste!

99 yaşındaki Şaban K. taciz iddiasıyla 1 yıldır hapiste. Kendisine iftira atıldığını ve cinsel ilişkiye giremeyeceğine dair raporu olduğunu belirtmesine rağmen hala hapiste olan Şaban K. Abdullah Gül’den kendisini affetmesini istedi.

Sabah gazetesinin 08 Mart 2014 tarihli yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

99 yaşında cinsel istismardan hüküm giydi

99 yaşında cinsel istismardan hüküm giydi

Şanlıurfa’da 99 yaşındaki bir kişi, hizmetçi olarak aldığı kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 3 yıl hüküm giydi.

Şanlıurfa’da 99 yaşındaki bir kişi, 1 yıl önce yanına hizmetçi olarak aldığı kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 3 yıl hüküm giydi. 1 yıldır cezaevinde yatan yaşlı adam, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den yardım istedi.

Şanlıurfa’nın Bozova ilçesi Yaylak beldesinde oturan Şaban K., 1 yıl önce evine hizmetçi olarak aldığı genç kız tarafından kendisine cinsel istismarda bulunduğu iftirası atıldığını söyledi. Kızın iddiaları üzerine kendisinin tutuklanarak 3 yıl 4 ay hüküm giydiğini ve Akçakale Cezaevi’nde suçunu çekmeye başladığını ifade eden ve kendisinin Harran Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Üniversitesi’nden cinsel ilişkiye giremeyeceği yönünde raporu bulunduğunu belirten Şaban K., Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a seslenerek, kendisinin affedilmesini istedi.

Bastonla ayağa kalkabilen Şaban K., “Yanıma bir hizmetçi aldım. Baktım iyi değildi, 2 gün kaldı evimde kovdum. Babasına iyi olmadığını söyledim ve kızlarını geri almalarını istedim. Geri aldılar. Kız savcılığa şikayetçi olmuş. Benim ilişkiye girdiğimi, kızlığını bozduğumu ve parmak attığımı söylemiş. Böyle bir şey yok. Babası da şahit olarak dinletilebilir. Babası da mahkemede görmediğini söylemiş. 3 yıl 4 ay ceza aldım. 1 yıldır yatıyorum. Dosyam kapandı. Mahkemeye aldığım raporu sundum” dedi.

AF İSTEDİ

Eşi 25 yıl önce vefat ettiğini belirten Şaban K., hizmetçi çalıştırdığı dönemde maddi durumunun iyi olduğunu ifade etti. Evinde bile kendisine bakamadığını belirten Şaban K., “Hastayım, ayakta durmakta zorlanıyorum. Evimde kendime bakamıyorum, cezaevinde nasıl bakacağım. 99 yaşına girdim” diye konuştu. 10 gün izinli olarak cezaevinden çıktığını belirten Şaban K., 2.5 yıl daha cezası bulunduğunu hatırlatarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan affedilmesini istedi.

Çocukları ve yakınlarının da kendisini bu olaylar nedeniyle evden kovduğunu belirten yaşlı adam, 10 gün cezaevinden izin alarak, dışarı çıktı. Dışarıda kimsenin yanına gidemeyen Şaban K.’ye aynı cezaevinde yatan bir başka hükümlünün yakını Ömer Doğanlı sahip çıktı. Doğanlı, “Şaban K., abim ile birlikte cezaevinde yatmış. Mağdur olduğunu söyledi. Biz de başvurduk. Kendisinin bir iftiraya uğradığını iddia ediyor. Cezaevinden öz bakımını yapamadığı için devletten, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den af edilmesini istiyor. Burada aldığı bir rapor da vardı. Harran Üniversitesi Hastanesi’nden aldığı bir rapor söz konusu. Bu rapor çerçevesinde daha önce serbest bırakılmış. Aldığı rapor ile cinsel vazifesini, cinsellik fonksiyonlarını yitirdiğini iddia ediyor. Bu raporun dosyaya konulmadığını söylüyor. Bunu yeniden sunmak istiyor. Cezasının kalan bölümünü ve belki de az kalan ömrünü dışarıda geçirmek istiyor” dedi.

Şaban K., cezasının geri kalan kısmını sivil hayatta geçirmek istediğini söylerken, Doğanlı ise sivil toplum kuruluşlarının da Şaban K.’ye sahip çıkılmasını istediklerini kaydetti.

Not: Bloga bu haberi girmemize katkıları olan gönüllümüz Eda Özbek’e teşekkür ederiz.

70 Yaşında, Gözlerini Kaybetti Ama Hala Hapiste!

İsmet Esen 70 yaşında, hapishanede gözlerini kaybetti. Ailesi hiç bir işini kendisinin göremediğini ve tahliye edilmesi gerektiğini söylüyor.

Bir kavga yüzünden tutuklanıp hapse konulan İsmet Esen’e ilişkin İlke Haber Ajansı’nın 25 Şubat 2014 tarihli haberini okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Gözlerini kaybeden yaşlı adam hala cezaevinde

25.02.2014 – 11:54

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde hiç yargılanmadan konulduğu cezaevinde gözlerini kaybeden ve hiçbir işini tek başına yapamayan İsmet Esen ‘in (70) hala serbest bırakılmamasına tepki gösteren ailesi, Esen’in biran önce serbest bırakılmasını istedi.

ŞANLIURFA – Hilvan ilçesinin Çimdeli Mahallesi’nde yaşayan ve çobanlık yaparak geçimini sağlayan 70 yaşındaki İsmet Esen, hiç yargılanmadan konulduğu cezaevinde büyük bir dram yaşıyor. Ailesinin iddiasına göre, cezaevinde gözlerini kaybeden Esen, hiçbir işini tek başına yapamıyor. Uğradığı haksızlığa tahammül edemeyen Esen’in durumu günden güne kötüye gidiyor.

Kocasının cezaevine girmeden önce herhangi bir sağlık sorunu olmadığını ifade eden Makbule Esen (65), ‘’Çobanlık yaparak, geçimimizi sağlıyordu. Fakiriz. Cezaevine haksız bir şekilde girdiği için çok kahırlandı, kendine dert etti. Sonuçta tansiyonu yükseldi ve gözüne vurdu. Gözleri şuan görmüyor. Gözünden iltihap akıyor. Gözlerinin içi kıpkırmızı, etrafı ise, simsiyah olmuş’’ şeklinde konuştu.

Kocasının çok sıkıntı çektiğini vurgulayan Esen, ‘’Gardiyanlar koluna girip, görüşe getiriyorlar. Hiçbir işini kendisi yapamıyor. Traşını bile başkaları yapıyor. Bu da hem ona hem de arkadaşlarına sıkıntı oluyor. Sürekli olarak yatağında yattığı için vücudunun sızladığını söylüyor’’ dedi.

Kocasının rapora ihtiyacı olduğunu belirten Esen, ‘’Hastaneye gönderiliyor, ama bir hap ve damla verip, geri gönderiyorlar. Doktorları Adana veya İstanbul’a gitmesi gerektiğini söylediler. Konuyla ilgili olarak savcıyla görüşmek istedim, ama görüştürmediler’’şeklinde konuştu.

Kocasının haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevine konulduğunu belirten Esen, ‘’Bostan yüzünden kavga ettiği kardeşine kül tablası fırlattı. Burnu biraz kanadı. Olayın kapandığını zannettik. Meğer kardeşi mahkemeye başvurmuş. Gelip bizden 2 bin lira istedi. Vermedik. O da dava açmış. İftira etmiş’’ ifadelerini kullandı.

Bir gün polislerin geldiğini belirten Esen, ‘’Yeşil Kart için geldiklerini ve kocamı görmek istediklerini söylediler. Kocamın çölde koyunların yanında olduğunu söyledim. Gelmesini istediler. Ben de kızımı gönderdim. Babasının yanına süt sağmaya gitti. Kocam da geldi. Gelir gelmez de koluna girdiler ve tutuklanacağını söylediler. O ana kadar sakladıkları mahkeme kararını ceplerinden çıkardılar’’ şeklinde konuştu.

Mahkeme sürecinden hiçbir aşamada haberlerinin olmadığını iddia eden Esen, ‘’Kocamın arkasından adliye binasında gittim. Mahkeme celp kâğıtları hepsi oradaydı. Ama bize gönderilmemiş. Hakim ve savcıya, ‘Adaletiniz bu mu? Mahkemeden haberimiz olmadı. Bir gün olsun çağırmadınız’ dedim. Hakim dilekçe vermemi istedi. Verdim, ama bir sonuç çıkmadı’’ dedi.

Kendilerine hiçbir mahkeme tebligatının gelmediğine vurgu yapan Esen, ‘’Meğer cezası bin dört yüz altmış liralık para cezasıymış. Haberimiz olmadığı için ödeyemedik. Bilseydik parayı öderdik’’ ifadelerini kullandı.

Yetkililere seslenen Esen, ‘’Zaten cezası az kalmış. Onu bıraksınlar, evde bakımını yapalım. Rahat etsin’’ şeklinde konuştu.

İsmet Esen’in oğlu Arif Esen ise, ‘’Cezaevi yetkilileri de çıkmasını istiyorlar. Şimdiye kadar onu 30-40 defa hastaneye gönderdiler. Ama hastaneden rapor verilmiyor. Doktorlar da görmediğini kabul ediyorlar, ama rapor vermiyorlar. Sadece göz damlası verip, gönderiyorlar. Babamın durumu gerçekten de kötü. Bırakılmasını istiyoruz’’ dedi.(Mehmet Can Yardımcı-İLKHA)

Not: Haberi bloga girmemize katkıları olan gönüllümüz Eda Özbek’e teşekkür ederiz.

75 Yaşında 5 Yıldır Hapiste

70 yaşındayken tutuklanan ve 5 yıldır hapiste tutulan Ramazan Dölek’in ailesi, kendisinin yaşlılığa bağlı bir çok hastalığı olduğunu belirtiyor ve yaşamını yitirmeden tahliye edilmesini istiyor.

Dölek’e ilişkin Bestanuce ve Haber Fx”te yayınlanan 17 Ocak 2014 tarihli iki haberi okuyucularımızla paylaşıyoruz:

75 yaşında hasta tutsak tahliye edilmiyor

SEDAT SUR – BESTANUCE

Mardin’in Derik ilçesinde 70 yaşında tutuklanarak örgüt üyeliğinden 16 yıl ceza verilen Ramazan Dölek’in yaşlılığa bağlı birçok hastalığı bulunuyor. Ailesi Dölek’in cezaevinde yaşamını yitirmeden tahliye edilmesini istiyor.

Mardin’in Derik ilçesine bağlı Mavane (Sağman) mezrasında yaşayan Ramazan Dölek, PKK üyesi olduğu gerekçesiyle beş yıl önce tutuklandı. Halen Mardin E tipi kapalı cezaevinde bulunan ve şu anda 75 yaşında olan Dölek, yaşlılığa bağlı çeşitli hastalıklarla boğuşuyor.

Babasının son zamanlarını çocukları ile geçirmesi için tahliye edilmesi gerektiğini ifade eden Mehmet şerif Dölek (34) “Babam suçsuz yere tutuklandı, cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyecek kadar yaşlı ve hasta. Babam tahliye edilmezse cezaevinde yaşamını yitirecek” dedi.

“KENDİ HALİNDE YAŞLI BİR İNSANDI”

Babasının kendi halinde yaşlı bir adam olduğunu söyleyen oğlu Mehmet Şerif Dölek (34) “babam 70 yaşında yaşlı bir adamdı. Ara sıra geçimimizi sağladığımız tarım ve hayvancılık konusunda bizlere yardım ederdi, onun dışında tek başına çalışamayacak kadar sağlığı bozulmuştu.” diye konuştu.

“BABAM CEZAEVİ KOŞULLARINDA YAŞAYAMAZ”

Ancak bir gün askerlerin köye baskın yaparak babasını örgüte silah temin ettiği gerekçesiyle gözaltına aldığını belirten Mehmet şerif Dölek, babasının gözaltına alınmasına bir anlam veremediklerini ifade etti. Oğul Dölek, yaşananları şöyle anlattı; “ 11 Mart 2009 günü köyümüz basıldı. Köyden sadece babamı gözaltına aldılar. Babama PKK’ye silah temin ettiğini iddiasıyla 16 yıl ceza verildi. Babam beş yıldır tutuklu ve halen yedi yıla yakın cezası var.”

Babasının bel fıtığı, sağ bacağında aşırı şişkinlik ve iç organlarında yaşlılığa bağlı rahatsızlıklar yaşadığı bilgisi veren M.Şerif Dölek,” baston yardımıyla yürüyebiliyor. Felç olma riski nedeniyle bel fıtığı ameliyatı olamıyor. Arkadaşlarının yardımı olmadan yaşamını sürdüremiyor. Tüm ihtiyaçları arkadaşları tarafından karşılanıyor. Babam tahliye edilmezse cezaevi koşulların daha fazla dayanamaz yaşamını yitirir.” ifadelerini kullandı.

“SON GÜNLERİNİ BİZİMLE GEÇİRSİN”

“Babam yedi yıl daha cezaevi koşullarını kaldıramaz. Sağlığı ve yaşı buna el vermez “ diyen oğul Dölek, şunları kaydetti; “ babamı hukuksuzca hiçbir delil yokken ihtiyar haliyle tutuklayıp 16 yıl ceza verdiler. İhtiyar haliyle beş yıldır cezaevinde tutuluyor. En azından bundan sonra son günlerini çocukları ile geçirebilsin, kalan cezası kaldırılarak tahliye edilsin.”

Dölek, babası ile yaptığı görüşmede babasının da “ben artık cezaevi koşullarında yaşayamam, bu yaştan sonra son günlerimi ailem ile geçirmek istiyorum” dediğini aktardı.

Mehmet Şerif Dölek, babasının cezaevi koşullarında yaşamını yitirmesi durumunda Adalet Bakanlığı ve hukuksuzca ceza veren mahkemelerin babasının ölümünden sorumlu olacaklarını sözlerine ekledi.

‘Baskılar sürerse cezaevi önünde çadır kuracağız’

TUHAD-DER Kızıltepe Şube Başkanı Adil Başaran, , Mardin E Tipi Cezaevi’nde bulunan Ramazan Dölek’in (75) sağlık durumunun kötüye gittiğini belirterek, cezaevlerindeki baskıların sürmesi halinde Mardin Cezaevi önünde nöbet çadırı kuracaklarını söyledi…

'Baskılar sürerse cezaevi önünde çadır kuracağız'
TUHAD-DER Kızıltepe Şube Başkanı Adil Başaran, , Mardin E Tipi Cezaevi’nde bulunan Ramazan Dölek’in (75) sağlık durumunun kötüye gittiğini belirterek, cezaevlerindeki baskıların sürmesi halinde Mardin Cezaevi önünde nöbet çadırı kuracaklarını söyledi.TUHAD-DER Kızıltepe Şubesi, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsaklara ilişkin dernek binasında toplantısı düzenledi. TUHAD-DER Şube Başkanı Adil Başaran, cezaevlerinde yaşanan baskılar ve insanlık dışı muamelelerin arttığını belirterek, ”Bildiğiniz üzere Mardin Cezaevi’nden Sincan Cezaevi’ne sürgün edilen 12 çocuk tutsak vahşi işkencelere maruz bırakıldılar ve halen de çocuk tutsaklara yönelik işkenceler sürüyor” dedi. Başaran, Mardin E Tipi Cezaevi’nde bulunan Ramazan Dölek’in 75 yaşında ve 5 yıldır tutuklu bulunduğunu kaydederek, evinde silahlar yakalandığı iddiasıyla 16 yıl hapis cezası verilen Dölek’in ağır hasta olduğu ve tahliye edilmezse cezaevinde yaşamını yitireceğini vurguladı.

‘Hasta tutsaklar tahliye edilsin’

Hasta tutsaklar Nesimi Kalkan ve Selahattin Elper’in durumlarına da dikkat çeken Başaran, ”Nesimi Kalkan ağır hasta ve bir an önce tahliye edilmesi gerekiyor. Aynı cezaevinde bulunan Selahattin Elper de götürüldüğü hastanede kelepçeli ameliyat dayatmasına maruz kalıyor ve ameliyatı gerçekleştirilmiyor” diye kaydetti. Cezaevlerinden kendilerine gönderilen mektuplara da işaret eden Başaran, ”Bandırma Cezaevi’nde, 12 Eylül’de uygulanan tek tip elbise dayatması söz konusu. Yemek kaşığı, jilet, makas gibi eşyalarına el konuluyor. Anlaşılıyor ki tutsakların bundan sonra yemeklerini yeme imkanları da ellerinden alınacak” dedi.

‘Baskılar sürerse çadır kuracağız’

Türkiye kamuoyunu duyarlı olmaya davet eden Başaran, Türkiye ve bölgedeki cezaevlerinde baskıların sürmesi durumunda TUHAD-DER olarak Mardin Cezaevi önünde “nöbet çadırı” kuracaklarını açıkladı.17 Ocak 2014 Cuma 15:59 – [1324087] – DİHA

89 Yaşında Hapsedildi!..

Halit Tekin, 89 yaşında. Basında yer alan haberlere göre evinde babasından kalma eski bir silah bulundurduğu gerekçesiyle tutuklandı ve 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diyarbakır E Tipi Hapishanesi’ne götürülen Tekin, şu an için hapishanenin revirinde tutuluyor.

Halit Tekin’e ilişkin 12 ve 13 Şubat 2014 tarihli iki haberi okuyucularımızla paylaşıyoruz. Bu haberlerin ilki Özgür Gündem gazetesinde yayınlandı, ikincisi ise Bianet’ten Ayça Söylemez’in CİSTT’tan Mustafa Eren ile yaptığı söyleşi. Eren burada yaşlı ve hasta mahpuslara ilişkin önerilerini de dile getiriyor.

İsmail ESKİN / Amed – Diha
Güncellenme : 12.02.2014 04:28

Amed Pasûr’da 89 yaşındaki Halit Tekin, babasından kalma eski bir silahı bulundurduğu gerekçesiyle tutuklandı. 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarpıtılan Halit dede, cezaevine konuldu. Hastalıklarla boğuşan Halit dede, cezaevi revirinde kalıyor.

Evinde değil revirde!

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne bulunan 89 yaşındaki hasta tutsak Halit Tekin tahliye edilmiyor. Pasûr’da (Kulp) babasından kalma eski bir silahı bulundurduğu gerekçesiyle tutuklanan ve 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Tekin, cezaevi revirinde kalıyor. Amed’in Pasûr ilçesinde yaşayan Halit Tekin, babasından kalma eski bir silah gerekçe gösterilerek 6 ay önce  gözaltına alındı ve hakkında soruşturma başlatıldı. 3 ay sonra yeniden evine yapılan baskın ile tutuklanan ve Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne konulan Tekin’in, torunu Arzu Karaman, ‘“Kimse bu duruma sessiz kalmasın” dedi.

Rapor verilmiyor

Hasta tutsak Halit Tekin’e verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasına itirazlar yapılmasına rağmen serbest bırakılması sağlanamadı. Dedesinin cezaevi koşullarında daha fazla yaşayamayacağını belirten Tekin’in torunu Arzu Karaman, bu uygulama karşısında hala hayretler içinde olduklarını söyledi. “Dedem, evine yapılan baskında babasından kalan eski bir silahtan dolayı gözaltına alındı, 3 ay önce tutuklandı. Sağlık durumu kötü. Biz dedem için rapor alınmasını istedik ancak hiçbir şekilde bize rapor verilmedi” dedi.

‘Kolunda serumla geliyor’

Dedesinin hastalıklarından dolayı cezaevi revirinde tutulduğunu belirten Karaman, “Dedem ağır hasta. Cezaevinde revirde tutuluyor. Sol karaciğeri iflas etmiş durumda. İki kez kalp ameliyatı oldu. Bu yaşta sağlık sorunları varken orada yaşaması mümkün değil.  Tekerlekli sandalyeye mahkum edilmiş durumda. Biz görüşe gittiğimizde kolunda serumlar ile geliyor. Kimse bu duruma sessiz kalmamalı” dedi. Ayrıca Tekin için Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen raporda ise, yüzde 87 oranında engelli olduğu belirtildi.

 

89 Yaşındaki Hasta Cezaevi Revirinde Af Bekliyor

Evinde babasından kalma eski bir silahı bulunduğu için 4,5 yıl hapis cezası verilen 89 yaşındaki kalp hastası Tekin, cezaevi revirinde. CİSST’ten Eren, yasal düzenlemeyle yaş sınırı getirilmesi gerektiğini belirtti.
Ayça SÖYLEMEZ İstanbul – BİA Haber Merkezi
13 Şubat 2014, Perşembe 14:25

Halit Tekin 89 yaşında, “evinde, babasından kalma eski bir silahı bulundurduğu” gerekçesiyle tutuklandı ve 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Şu anda Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nin revirinde kalan Tekin, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin raporuna göre, yüzde 87 oranında engelli.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden (CİSST) Mustafa Eren bianet’e yaptığı açıklamada, buna benzer birçok vaka olduğunu, soruna yasal düzenleme yoluyla çözüm getirilmesi gerektiğini belirtti.

“Örneğin, 84 yaşındaki Hasan Alavi de PKK’ye mekap ayakkabı verdiği gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kanser hastası olan Alavi Bingöl Cezaevi’nde.”

“Yasada sorun var, yaşlı ve hasta insanlar ile 18 yaşından küçük çocuklar ceza infaz sisteminin dışında bırakılması gerekirken cezaevine konuluyorlar.”

Aylarca rapor bekliyorlar

Daha sonra uzun bir sürecin başladığını anlatan Eren, öncelikle hasta veya yaşlı kişinin Adli Tıp Kurumu’nda muayene ve rapor için aylarca beklediğini aktardı:

“Yasa gereği Adli Tıp tek yetkili kurum. Ancak buradan rapor alabilmek çok uzun sürüyor. Yasadaki değişiklikle, devlet hastaneleri raporlarının da geçerli sayılması gerekiyor.”

Erbakan’a Cumhurbaşkanı affı

Eren, “Çok büyük paraları hesabına geçirmekle yargılanan yaşlı bir kimseye Cumhurbaşkanlığı affı uygulanmıştı. Bu insanların suçu kamuoyunda bilinen biri olmamaları mı?” diye sordu.

Eski Başbakan Necmettin Erbakan “kayıp trilyon” davasından aldığı 2 yıl 4 aylık cezayı ev hapsi olarak Altınoluk’taki yazlığında tamamlarken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ağustos 2008’de verdiği kararla cezası affedilmişti.

Yaş sınırı konulmalı

“İstendiğinde yasa uygulanıyor” diyen Eren, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Yasal düzenlemelerde öncelikle yapılması gereken yaş sınırı konulmalı. Hem 18 yaşından küçükler hem de belli bir yaşın üzerindeki kişiler hapishane sisteminin dışında bırakılmalı. Ayrıca devlet hastanesinden alınan raporlar da mahkemede geçerli hale getirilmeli.”

27 hasta ve yaşlı mahpus var

İnsan Hakları Derneği Cezaevi Komisyonları hasta mahpusların taleplerini içeren raporu 10 Eylül 2013 tarihi itibariyle yayımladı. Raporda 526 hasta mahpus var. İHD’nin hazırladığı bu rapora göre CİSST’in yaş bilgisine ulaşabildiği hasta mahpusların 27′si 50 yaş ve üzeri yaşlı insanlardan oluşuyor.

Tekerlekli sandalyede

Özgür Gündem gazetesinin haberine göre, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde yaşayan Halit Tekin, babasından kalma eski bir silah gerekçe gösterilerek 6 ay önce  gözaltına alındı ve hakkında soruşturma başlatıldı. Üç ay sonra yeniden evine yapılan baskın ile tutuklandı ve 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tekin Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nin revirinde kalıyor.

Torunu Arzu Karaman, “Dedem ağır hasta. Sol karaciğeri iflas etmiş durumda. İki kez kalp ameliyatı oldu. Tekerlekli sandalyeye mahkum edildi. Bu yaşta sağlık sorunları varken orada yaşaması mümkün değil. Biz görüşe gittiğimizde kolunda serumlar ile geliyor” dedi. (AS)

71 Yaşındaki Mahpus “Yaşlılığa Bağlı Nedenlerle” Hapishanede Öldü

21 Ocak tarihinde basına yansıyan haberlere göre İzmir’in Aliağa İlçesi’ndeki Şakran Hapsihane Kompleksi’nin yarı açık bölümünde tutulmakta olan 71 yaşındaki Osman Kaya, “yaşlılığa bağlı nedenlerle” rahatsızlanmış ve kaldırıldığı hapishanede yaşamını yitirmiş.

“Hasta ya da yaşlı insanların, hapishanede ölmesine göz yummak, son zamanlarını ailelerinin yanında geçirmelerine engel olmak var olan kanunlara uygun olabilir ancak bu ne kadar kabul edilebilir ve vicdan ile bağdaşır?” Bu soruyu herkes kendisine sormalıdır.

Osman Kaya, ilk değil ve son da olmayacak. Daha önceki veriler ışığında “Türkiye hapishanelerinden her hafta 5 tabut çıkıyor” diyorduk, ancak yeni veriler bu sayının arttığını gösteriyor. Adalet Bakanlığı’nın bilgi edinme başvurumuza verdiği 22 Ocak 2014 tarihli cevaba göre 2010 yılında 307, 2011 yılında 321, 2012 yılında 346, 2013 yılında 316 mahpus yaşamını yitirmiş. Bu sayılar her hafta en az 6 tabutun hapishanelerden çıktığını gösteriyor.

Daha fazla tabut istemiyoruz….

Yaşlı Mahkum Hastanede Öldü

21 Ocak 2014 18:38

İzmir’in Aliağa İlçesi’ndeki Şakran Cezaevi Kompleksi’nin yarı açık bölümünde cezasını çeken mahkum 71 yaşındaki Osman Kaya, yaşlılığa bağlı nedenlerle rahatsızlanınca kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

İzmir’in Aliağa İlçesi’ndeki Şakran Cezaevi Kompleksi’nin yarı açık bölümünde cezasını çeken mahkum 71 yaşındaki Osman Kaya, yaşlılığa bağlı nedenlerle rahatsızlanınca kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Şakran Cezaevi Kompleksi’nin yarı açık bölümündeki hükümlülerden Osman Kaya, bir süre önce yaşlılığa bağlı nedenlerle rahatsızlandı. Cezaevindeki doktorlar tarafından kontrol edildikten sonra, Kaya’nın hastaneye sevk edilmesine karar verildi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilen Kaya, tedaviye alındı. Kaya, müdahalelelere rağmen bugün hayatını kaybetti.

84 Yaşında Hapishanede

Hasan Alavi, 84 yaşında. Astım hastası. “PKK’lilere ayakkabı verdiği” gerekçesiyle tutuklandığı haberleri daha önce de basına yansımış ve blogumuzda kendisine ilişkin haberlere yer vermiştik. Alavi’ye verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası Yargıtay tarafından da onaylandı. Bir süre Bingöl Hapishanesi’nde tutulan Alavi şimdi Muş E Tipi Hapishanesi’nde.

Alavi’nin koğuş arkadaşları, durumunun kötü olduğunu, son günlerini ailesiyle geçirmesi gerektiğini söylüyor ve duyarlılık çağrısı yapıyorlar.

Alavi’ye ilişkin iki haberi okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Apê Hesen’i sahiplenin

Özgür Gündem, ANKARA

Güncellenme : 23.01.2014 04:22

Muş E Tipi Cezaevi’nde tutulan 84 yaşındaki Astım hastası Hasan Alavi’ye verilen 6 yıl 3 aylık cezayı, Yargıtay onadı. Vicdan sahibi herkesi “Apê Hesen”i sahiplenmeye çağıran cezaevindeki arkadaşları, Alavi’nin ömrünün son yıllarını ailesiyle geçirmesi için mücadeleye çağırdı.

(…) Apê Hesen’i nefessiz bırakmayın!
Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 84 yaşındaki astım hastası Hasan Alavi’nin cezaevindeki arkadaşları Alavi’nin ömrünün son günlerini ailesiyle geçirmesi konusunda duyarlılık çağrısı yaptı. 6 yıl 3 aylık cezası, Yargıtay tarafından onanan Alavi’nin cezaevi arkadaşları adına DİHA’ya mektup gönderen  İzzet Topgaç, şunları dile getirdi: “Apê Hesen geldiğinden beri hastalığından dolayı zor günler yaşıyor. Her gün özellikle akşamları bir arkadaş Apê Hesen’in başında bekliyor. Çünkü durumu gerçekten kaygı verici bir seyir izliyor.”

Duyarlılık çağrısı

Apê Hesen’in son günlerini ailesiyle geçirmesi için duyarlılık çağrısının yapıldığı mektupta, “Apê Hesen’i sahiplenmeye ve onun ömrünün son yıllarını zindanda değil de, hasta kızı ve ailesiyle birlikte geçirmesini sağlama mücadelesini vermeye davet ediyoruz. Aynı şekilde hukukçu ve vekillerimizi de duyarlılığa davet ediyoruz. Umarız ki, bizim isteğimiz olan Apê Hesen’in tahliyesi en kısa zamanda gerçekleşir” denildi.

Bestanuçe 2014-01-22 08:08:52
ANKARA (DİHA) – Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 84 yaşındaki Astım hastası Hasan Alavi’ye verilen 6 yıl 3 aylık cezası, Yargıtay tarafından onandı. Sol, sosyalist, demokrat ve vicdan sahibi tüm herkesi “Apê Hesen”i sahiplenmeye çağıran cezaevindeki arkadaşları ise Alavi’nin ömrünün son yıllarını zindanda değil de hasta kızı ve ailesiyle birlikte geçirmesini sağlama mücadelesini vermeye davet etti.

Türkiye cezaevlerindeki baskı ve işkencelerin yanı sıra hasta tutsakların durumunu da DİHA olarak sık sık gündeme getiriyoruz. Bu haberin konusu ise, 84 yaşında olan Astım hastası tutuklu Hasan Alavi. Tutuklandıktan sonra götürüldüğü Bingöl Cezaevi’nden bir süre sonra Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen Alavi’ye yargılandığı mahkeme tarafından 6 yıl 3 aylık hapis cezası verildi. Verilen cezası Yargıtay tarafından da onaylanan Alavi’nin yaşadığı zorlukları, cezaevindeki arkadaşları adına DİHA’ya mektup gönderen İzzet Topgaç dile getirdi.

Mektubuna, “Sizin de bildiğiniz gibi söz konusu Kürtler veya Türkiye’de yaşayan ezilmiş halklar olunca devletin reva görmeyeceği hiçbir şey yoktur” diyerek başlayan Topgaç, şunları belirtiyor: “İki hafta önce Bingöl’den yanımıza bir arkadaş getirildi. Arkadaş dediğime bakmayın. Kendisi 1930 doğumlu ve 84 yaşındadır. Hasan Alavi ismindeki bu amcamız ve yoldaşımız hem yaş itibariyle hem de var olan kronik hastalıklarından dolayı çok zorluk yaşıyor. Apê Hesen geldiğinden beri iki durumdan çok yakınıyor. Birincisi gündemdeki yolsuzluklar. Bunu kabullenemiyor ve aynen şunu söylüyor; ‘Bana diyorlar ki, sen kuru ekmekle yardım ve yataklıkta bulunmuşsun. Bu yaşanılanların yanında benim insani ve vicdani yaklaşımlarım ne tür bir hukuksuzluk yaratabilir.’ Diğeri ise ailesinin durumu, yaşadığı hastalıktan dolayı yaşadığı zor günler.”

‘Apê Hesen nefessiz kalıyor’

Eşi ve iki çocuğu bulunan Hasan Alavi’nin evin tek çalışanı olduğunu aktaran Topgaç, “Bir çocuğu engellidir. Diğer çocuğu ise 15 yaşında ve okuyor. Apê Hesen onları düşündükçe moral bakımından nefessiz kalıyor diyebilirim. Ayrıca Muş’un çok sert ve soğuk bir havası var. Apê Hesen geldiğinden beri ısınmakta güçlük çekiyor. Sabahları hep kaloriferin yanında oturuyor. Bastonsuz yerinden kalkamıyor. Yatağı kaloriferin yanında olmasına rağmen, Apê Hesen’in ısınması için bir çare bulamadık. En son bir arkadaşın battaniyesini kesip, Apê Hesen’in dizlerine uygun dizlikler diktik. O dizlikler bir nebze de olsa, dizlerini sıcak tutuyor. Fakat hem Astım hastası olması, hem yaşının ilerlemiş olması bu soğuk faktörünün daha çok etkide bulunmasına sebep oluyor. Ayrıca hemen her gün özellikle akşamları bir arkadaş Apê Hesen’in başında bekliyor. Çünkü durumu gerçekten de kaygı verici bir seyir izliyor. Zaten size fotoğrafını da yolluyorum. Bu fotoğrafa kendi sayfanızda yer verirseniz çok sevineceğiz. Hiç olmazsa Türkiye halkları ve vicdan sahibi her insan 7’den 70’e Kürde reva görüleni bir kez daha somut örneğiyle görmüş olacak” diye belirtiyor.

Duyarlılık çağrısı!

Topgaç, mektubuna şu çağrı ile bitiriyor: “Yine sizin aracılığınızla kendine sol, sosyalist, demokrat ve vicdan sahibiyim diyen tüm herkesi Apê Hesen’i sahiplenmeye ve onun ömrünün son yıllarını zindanda değil de, hasta kızı ve ailesiyle birlikte geçirmesini sağlama mücadelesini vermeye davet ediyoruz. Aynı şekilde hukukçu ve vekillerimizi de duyarlılığa davet ediyoruz. Umarız ki, bizim isteğimiz olan Apê Hesen’in tahliyesi en kısa zamanda gerçekleşir.”

– See more at: http://www.bestanuce1.com/haber/80238/84-yasindaki-tutsak-ape-hesen-i-nefessiz-birakmayin#sthash.ITgu5tFU.dpuf

 

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑